Liberallerden sonra, ulusalcıların aymazlığı…

Liberallerin içine düştükleri gafletin bir benzerini şimdi güya AKP muhalifi, kendisine “ulusalcı” diyenler yaşıyor. Siyasette Vatan Partisi ve az da olsa CHP’nin bir kanadında temsil edilen, medyada Sözcü, Aydınlık’ta köşe tutan, meslek kuruluşları içinde özellikle Barolar Birliği yönetiminde etkili bu zevat, özellikle Ak-faşizmin Kürt meselesine dönük şiddet politikalarının arkasında durarak Ak-faşizme moral destek sağlıyor. / MUSTAFA SÖNMEZ devamı

Bir cumhurbaşkanı bir meslek grubuna hakaret ederse…

Hukuk fakülteleri öğretim üyeleri, barolar, hukukçular dernekleri yaratıcı hukuki muhakeme yürütmeli ve eğer Cumhurbaşkanı nedamet beyan etmezse, karşı dava açmanın, hakaret davası açmanın formülünü bulmalılar. Ben bir ipucu vereyim… / TAHA PARLA devamı

Hürriyet, ne gazetesi?

1 Kasım seçimlerinden bu yana Hürriyet gazetesi rotayı neredeyse tamamen siyasi iktidarın rotasına çevirdi. Daha ilk günden Özkök, Saray’la uzlaştığını ilan etmişti. Gazete binası basılıp Ahmet Hakan dövüldükten sonra da, bu köşe yazarı Erdoğan’ı övmeye başladı. Sadece bir günkü Hürriyet’in içerik dökümü ve haber kategorilendirmesi, gazetenin haber değerlendirmesi ve genel yayın politikası hakkında ilginç bilgiler veriyor. / RAGIP DURAN devamı

Bowie’ye veda: Rüyayla gerçek arasında (1947-2016)

Kırmızı saçlarıyla ilk çıkışı gibi, David Bowie’nin ani vefatı da dünya için bir şok oldu, ama daha yeni yayınlanan 26. stüdyo albümü “Blackstar”la, veda klibi “Lazarus”la vedasını da bir sanat eseri haline getirmeyi bildi. Hevesini, merakını, arayışını hiç elden bırakmadan daima yeninin peşinden koşan, büyük bir ilham kaynağı olmayı daha uzun müddet sürdürecek David Bowie’yi Roll için çevirdiğimiz söyleşilerden hazırladığımız bir kolajla uğurluyoruz… devamı

Kara Tren: Lemmy Kilmister (1945-2015)

Rock’n’roll ilminin arslan yürekli cengaveri Lemmy Kilmister’i 70 yaşında kaybettik. Aynı sahnede ve Motörhead albümlerinde olduğu gibi, hız kesmeden, bayrağı bir kez olsun yere düşürmeden, rock’n’roll’a dair bildiği hiçbir şeyden vazgeçmeden, tavizsiz yaşadı, son demlerine kadar yegâne demirbaşı olduğu Motörhead’in dümenindeydi. Erken dönem rock’n’roll’dan punk’a, heavy metal’e uzanan geniş akarsuyun kavşaklarında onun talimatları iş görüyordu. Hayatı sanat kılmanın, güzel ahlâkın, dürüstlüğün timsaliydi; bir örnek şahsiyet olarak kendini bilmenin, kendi gibi olmanın emsali, kerteriz noktalarından biriydi. devamı

Sıfır Sayı: Eco’da roman, bizde belgesel

Umberto Eco İtalyan yakın siyasi tarihini anlatırken gazetecilik manevralarını, komplo teorilerini, medya-iktidar ilişkilerini polisiye roman gibi aktarıyor. Türkiye, Gladio (Kontrgerilla) ve ülkücüler de işin içinde. / RAGIP DURAN devamı

Devlet, Adalet ve Yaşayan Ölülerin Gecesi

18 Ocak’ta evine yapılan baskın sırasında polis kurşunuyla vurulan Dilek Doğan’ın cinayet görüntüleri, “canlı bomba”dan “mukavemet”e çeşitli senaryolar üreten medyanın yalanını bir anda boşa çıkardı ve Özgecan Aslan’a benzer bir toplumsal “duygu-durumu” yarattı. Bu görüntülerin yayınlandığı günlerde Diyarbakır Sur, Cizre, Silopi ablukalarında yüzlerce benzer olay yaşanırken “Türkiye’nin batısı” sessizliğini koruyordu… Kansu Yıldırım’ın yazısına bağlanıyoruz… devamı

Başkanlık sistemi: Türkiye’nin götürüldüğü yer neresi?

Türkiye tepetaklak ve kan revan içinde fiili diktadan anayasal diktaya sürükleniyor. Çalınan “minare”ye uydurulmak istenen kılıf malûm: Başkanlık sistemi. Peki, nedir o sistem? Kaynağı, kökeni, sebeb-i hikmeti, türleri, türevleri ne? Türkiye’nin yaka paça götürüldüğü yer neresi? Bu soruları Türkiye’nin siyasal rejimi ve anayasaları üzerine eserleri temel referans olan siyaset bilimci Taha Parla’ya sorduk. Yanıtı kapsamlı bir makale oldu. Dikkatlerinize sunuyoruz. devamı

İşaret levhaları: “Altı, dokuz olsa bile…”

20 Temmuz’dan beri, günbegün kendimize ve birbirimize sorduğumuz, günbegün kesifleşen karamsarlıkla birlikte ağırlaşan soru: Şimdi ne yapmalı? Cevabı kolay olmayan bir soru. Ama işaret levhalarımız yok değil. / YÜCEL GÖKTÜRK devamı

Hendek değil, özyönetim

Devlet şiddetini meşrulaştıran hendek erbaplarına soru: İlk hendekler nerede ve ne zaman kazıldı? 6-7 Ekim 2014’teki Kobanê olayları sonrası kitlesel tutuklama kampanyasına karşı koymak adına Cizre’de kazıldı. Müzakereler sonucu hendekler kapatıldığında ne oldu? 12 yaşındaki Nihat Kazanhan oyun oynarken hiç hendek kazılmamış diğer bir mahallede vuruldu. Sonra hendekler yeniden kazıldı. O günden bu yana, Kürtler devlet şiddetinden azade alanlar yaratmayı bir mecburiyet olarak görüyor. / HARUN ERCAN devamı

“İspanya İç Savaşı’ndaki gibi yapalım!” mı? – Ertuğrul Özkök ve “Uzlaşma”

Ertuğrul Özkök seçim öncesinde başladığı ibretlik İspanya İç Savaşı hikayelerine devam etmiş. Özkök’ün bu meselden çıkardığı sonuç, mesela 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmalarını unutmak, geçmişe bir sünger çekip yeniden kardeşleşmek. Ama bu ayartmaya kapılmaksızın Özkök’ün tarihi çarpıttığını ve bugüne ilişkin olarak “olmayacak duaya âmin” demeye çalıştığını söylemek gerekiyor. / FERİT BURAK AYDAR devamı