Yeni Guernica ve Bonapartizm: On numara kübistsin canım

7 Haziran sonrası iyice alenileşen, 14 Ağustos’ta da resmen ilan edilen “saray darbesi” üzerine 18 Brumaire ve Louis Bonaparte yorumları, değerlendirmeleri artık anaakımda da yaygınlık kazandığına göre, Şubat-Mart 2014’e zaplayalım, Express’in 140. sayısındaki Meram’a bağlanalım. devamı

Acıdan haz duyan simbiyoz: AKP ve IŞİD

AKP ve IŞİD arasında özgün farklılıklar bulunmaktadır, ama AKP ideolojisi ve parti formuyla IŞİD’den çok da ayrıksı değildir; benzer bir kökenden beslenmektedir ve benzer muhakeme sistemlerine sahiptir. Basit olduğu kadar zor olan bu benzerliği serinkanlı şekilde mercek altına almaya çalışalım. / KANSU YILDIRIM devamı

Çinli dövmenin dayanılmaz cazibesi ya da ırkçılığın patojenleri

Türkiye’de ahmaklığın ölümsüzlüğünü deneyimleme ve gözlemleme fırsatı çokça önümüze geliyor. En son örneğini Doğu Türkistan protestolarında gördük. Şirazesinden çıkmış sağcı güruhlar tahayyüllerine uygun biçimde tepkilerini gösterme çabalarıyla —neredeyse bir hafta içerisinde— ahmaklığın kronolojisini oluşturdu. / KANSU YILDIRIM devamı

Ermenilerin yüz yıllık yalnızlığı

Ermeni Soykırımı’nın 100. yılı sebebiyle Le Monde gazetesinin yayınladığı özel sayıda, büyük şarkıcı Charles Aznavour’un da bir yazısı var. Kendi deyimiyle “kurbanların soyundan gelen, ayrıca kamuya mâlolmuş bir kişi” olarak kaleme aldığı bu “yüzyıllık yalnızlık” ağıdına kulak veriyoruz. devamı

İyi gazeteci iyi gazeteci kalır!

Ceylan derisinden mamul Meclis koltukları mı, kıyak maaş ve emeklilik mi, iktidar sevdası mı nedir belli değil, yine çok sayıda gazeteci milletvekili adayı oldu. Oysa ki çok büyük ve yapısal farklar var siyasetle gazetecilik arasında… İyi gazeteci iyi gazeteci kalır, kötü gazeteci kötü milletvekili olur!.. / RAGIP DURAN devamı

Nihêl’in kesik damarları

Fanon sömürgecinin sömürge halkından bahsederken zoolojik terimlere başvurmasının nedenini yerel insan ve onun doğasına karşı, aynı anda aldığı tavra bağlar. Yerel halk, sömürgecinin dilinde tavşan gibi ürer, tilki gibi kurnazdır, domuz gibi geberir, at gibi telef olur… / ERSELAN AKTAN devamı

Kara Tren: Erol Büyükburç (22 Mart 1936 – 12 Mart 2015)

Popüler kültür tarihimizdeki birçok “ilk” onun imzasını taşıyordu. İlk pop star’dı, dahası bir öncü, bir avangarddı. Bir ayağı rock’n’roll’da, öbürü alaturka ve türkülerdeydi. Zamanının bir adım önündeydi, o sayede yıllar onu hiç eskitemedi. Bu müstesna kişiliği 15 yıl önce yaptığımız Roll şöyleşisiyle uğurluyoruz. Sevgiyle, saygıyla… devamı

Charlie Hebdo’ya saygı duruşu

Charlie Hebdo katliamı, tarifi zor bir şok yaşattı. Fransa’nın en ünlü mizah dergisinin mürettebatı yayın kurulu toplantısı esnasında hunharca tarandı, 12 kişi göz göre göre öldürüldü. Onlarla birlikte, özgür düşünceye, ifade hürriyetine, mizahın gücüne de kurşun sıkıldı. Pek çok boyutuyla bir milât olan Charlie Hebdo katliamı, yıkıcı bir etki yarattığı kadar, direnme azmini, kenetlenme arzusunu, aklın dogma karşısındaki mücadelesini de diriltti. Hebdocuları saygıyla anıyoruz… / ALİCAN TAYLA devamı

Odak ayarı

Olan oldu bir defa: Express’in 141. sayısı bir türlü olamadı. Bahar bitmeden dedik, yaz geldi, yaz bitmeden dedik, güz geldi, kış girmeden dedik, sene bitti. Yeni seneye başlarken bir hal beyanı farz oldu. Bir özet yapalım dedik, cümleler cümleleri kovaladı, memleket gündemi dergi bahsini solladı, ortaya pehlivan tefrikasından hallice bir meram çıktı. Orasını yonttuk, burasını kırptık, ne fayda… Yokuş yukarı bir koşu oldu, okuyana aşk olsun oldu. “Olan oldu bir defa, bari hepimize yarasın” diyelim, tam olsun… devamı