Arda

Senaryoları, fotoromanları, önce gitarist (Vahşi Kediler), sonra menajer ve muhabir olarak müzik hayatı, Milliyet’te, isim babası olduğu Hey’deki gazeteciliği ve ’80′lerin ikinci yarısının dillere destan dergisi Nokta’daki yayın yönetmenliği… Sonrasında, birçok yayındaki röportajları, yazıları… 28 Ağustos’ta yitirdiğimiz Arda Uskan’ı, o hakikaten müstesna insanı özlemle anıyoruz. Toprağı bol olsun. / YÜCEL GÖKTÜRK devamı

Muhalefet bağımsızlığın iksiridir

Bir gazete, radyo ya da televizyon bağımsız olmazsa, okura/yurttaşa dünyada/memlekette olup biteni, doğru, çok yanlı, inanılır, güvenilir, dengeli ve hızlı bir şekilde veremez. Son yirmi-otuz yıl içinde dünyada ve Türkiye’de medya organları bağımsız olabilmek için çeşitli girişimlerde bulundular, bulunuyorlar. Bazı örnekler ve çözüm için bir öneri… / RAGIP DURAN devamı

Metin Göktepe gazeteciydi, bunlar değil!

“Kötülük Toplumu”nda iyi medya da olmaz, düzgün gazeteci de. Mesleğimiz, gerçeğe ulaşma mesleği. Ama onlar, iktidarın kekeme sözcülüğüne çoktan soyunmuşlar. Hukuk olmayınca memlekette, ilke ve onur da olmaz meslekte. Onların Menderes’i, Özal’ı filan varmış. E bizim de bir muhalefet, direniş geleneğimiz vardır yani… / RAGIP DURAN devamı

Ölüler dokuzcanlıdır

12 yıllık rejimin ölümünün ilanını 30 Mart gecesi mevtanın bizzat kendisi yaptı. Hanedanıyla balkona çıktı, tekbir sesleriyle uğurlandı. Teslim edelim, sandıktan çıkan yüzde 43 oy görkemli bir vedaydı. AKP seçmeninin “Velinimet”ini ölüm döşeğinde yalnız bırakacağı düşünülemezdi elbette. / YÜCEL GÖKTÜRK devamı

Devletleşen AKP, değişmeyen devlet

12 yıllık AKP deneyimi, kitlelere devlet üzerinden kendilerini tasavvur edebilme ve bundan haz almanın yolunu da açtı. Bu açıdan AKP-devlet ilişkisi üzerine düşünürken, partiyi sadece toplumsal bir hareket olarak değil, aynı zamanda devlet tarafından dışlanmış kitlelerin kendilerini devletle yeniden özdeşleştirme girişimi olarak görmek bize bugüne dair daha doğru bir resim verebilir. / DORUK TATAR – K. MEHMET KENTEL devamı

AKP’den KDP çıkar mı?

Kürt bölgesinde de dikkate değer bir güç kaybı yaşayan AKP, Kürt meselesinde radikal adımlar atmaması halinde, temel toplumsal desteğini oluşturan merkez sağ eğilimli Kürtlerin desteğini daha da yitirebilir. Zira, BDP’yi destekleyen Kürtlerin siyasî parti ile kurdukları ilişkiden farklı olarak, AKP’yi destekleyen Kürtlerin siyasî parti ile kurdukları ilişki daha konjonktürel ve araçsal. / CUMA ÇİÇEK devamı

Günümüz siyasetinin anahtarı: Köktenkincilik

Siyasetini “biz ve onlar” temelinde kuran, sokağa çıkartabileceği yüzde 50 gibi bir kitleden bahsedip her an sokakların “karışabileceği” mesajını diri tutan ve bu gerginliği siyasetin abecesi haline getiren Erdoğan, özellikle yasaklar konusundaki kırık karnesini yeni kırıklarla doldurmakta, gerginlikten beslenip toplumu kutuplaştırmakta hiçbir beis duymuyor. / UĞUR BİRYOL devamı

Annelik: Bir çoğul deneyim

Anne olup olmadığımız yahut olup olmayacağımızdan bağımsız olarak şunu hatırlamalı ve hatırlatmalı ve ısrarla söze, yaşama dökmeliyiz: Annelik sizin değil! Bedenimiz, kadınlığımız, anneliğimiz yahut anne olmayışımız bizim. Annelik ne bize bahşedilen bir hediye ne de bir mevki. / SERRA TORUN devamı

Devlet şiddeti ve “mimli” mahalleler

Armutlulu Hasan Ferit Gedik’in Gülsuyu’nda çeteler eliyle öldürülmesinin ardından, Express’te, 2003’ten bu yana işçi sınıfı mahallelerini devlet, suç ve şiddet mekanizmaları açısından inceleyen akademisyen Deniz Yonucu’yla konuşmuştuk. Yeniden dikkatlerinize sunuyoruz… devamı

Gezi’yi Alevîleştirmek

Devlet aygıtı uyguladığı şiddetin dozunu hedefine göre değiştirebiliyor, yer ve zamana göre müdahalelerinde çok daha kontrollü veya çok daha gözükara olabiliyor. Şiddetin oranı, uygulananın kimliği kadar, ne kadar görünür olduğuyla da yakından alâkalı. Polis davranışının değişebilirliği dikkate alınmadan konu hakkında düz bir mantıkla yapılacak değerlendirmelerin hükümetin Gezi’yi Alevîleştirme çabalarına çanak tutacağı açık. / AYFER KARAKAYA-STUMP devamı

Fark

2014 martında sokaklar “Her yer rüşvet, her yer yolsuzluk” ve “Hırsız var, katil var” sloganları ile inlerken, felçli hükümetin koltuk değnekleri, gazetecilik kisvesi altında “darbe”, “fitne” propagandası yapıyor. Erdoğan ve iktidarı gidince, ne olacak bu yazıcılar? / RAGIP DURAN devamı