BİR+BİR 20

 

Nurdan Gürbilek’ten “Tolstoy’un Vicdanı”
“Marx’ın 11. Tez’inin romancı versiyonu: Romancılar özel hayat␣ yorumlamakla yetindiler. Önemli olan onu değiştirmektir; önce romancının kendi hayatını. Tolstoy’un 82 yaşında evden kaçmasının ardında sanki bu tezin gereğini yapma, doğru bir hayat sürme isteği vardır…” Bu şubat Tolstoy burcundaydık. “Anna Karenina”nın sinemaları dolaşması bir yana, vicdan kavramı yine gündemdeydi. Gürbilek, Tolstoy’un hayatına ve eserlerinden Adorno’nun derslerine bağlanıyor.

John & Yves Berger
Bir dağ köyünde iki kişi, birbirinden habersiz olarak, aynı gün aynı gazeteden aynı resmi kesip duvara asıyorsa… İkisi de ressamsa… Dahası, baba-oğulsa… Baba da ayrıca dünyaca ünlü bir yazarsa… Emmanuel Favre adlı kâmil bir gazeteci de buna tanık olmuşsa… Sonra baba-oğulu bir araya getirmişse… Ortaya çıkan söyleşi elbette insanlığa miras sayılır. “Par la Fenêtre” (Pencereden) adıyla kitaplaşan bu mirası huzurunuza getiriyoruz…

Emin Alper’le “Tepenin Ardı”
Emin Alper sessiz ve derinden gitti ve ilk filmiyle parmak ısırttı. Festival ödülleri de peş peşe geldi: İstanbul, Caligari, Taypey, Karlovy Vary, Saraybosna… Dahası, Anadolu kırsalında yaşanan bir günü anlatan, hem keskin bir bakışla erkek dünyasına nüfuz eden hem de toplumların düşman yaratma mekanizmalarını gözler önüne seren “Tepenin Ardı”, SİYAD tarafından da 2012’nin en iyi filmi seçildi. Bu ödül rekortmeni filmi yönetmeni Emin Alper’den dinliyoruz…

Fulya Çetin’le “Nehir Artı Nehir” üzerine
“Gece Görüşü” serisine meftun olmuştuk. Artsümer’de açtığı “Nehir Altı Nehir” sergisi ile karanlık diyarlarındaki yolculuğuna devam eden Fulya Çetin’i dinliyoruz.

Serkan Taycan’la kabuk değiştiren İstanbul üzerine
“Kabuk”, Sercan Tayca’ın planladığı üçlemenin “Homeland”i takip eden ikinci bölümü. Taycan bu seferki sergisinde taşra manzaralarından ölçek sıçraması yaşayan “Yeni İstanbul”un beton dünyasına geçiyor. Serinin üçüncü bölümü “Meydanlar” öncesinde, yeni kentsel coğrafyaya fotoğraf penceresinden tanıklık ediyoruz.

Zeyno Pekünlü’yle “Beni Osman Öldürdü” üzerine
Zeyno Pekünlü’nün “Beni Osman Öldürdü” adlı sergisindeki “Erkek Erkeğe” başlıklı video işi !f İstanbul’da “Türkiye’den Kısalar” bölümünde de seyirciyle buluştu. Serginin ve “Erkek Erkeğe” videosunun “perde arkası”nı Zeyno Pekünlü’den dinliyoruz…

Film-fikir ufku: Dünyanın duyusal bir model olarak sinema ve videonun olanakları
İmajın arkasında saklanan bir gerçekliği aramaktansa onun siyasal ve tarihsel olarak üretilmiş olduğunu kabul eden, hareketli görüntüye dayalı derya bir muhalefet tarihi mevcut. Ezgi Bakçay, dört örnek üzerinden görmenin gücüne ve montajın kudretine göz atıyor.

Oyuncular Tiyatro Grubu’ndan “Bahar İsyancıdır”
Grup Rumeli Han’daki son oyun olarak Onat Kutlar’ın “Bahar İsyancıdır” öyküsünden uyarladıkları “Onat Kutlar Senfonisi”ni seçmiş. Hareket tiyatrosunun ve beden dilinin imkânlarına başvuran oyunu nisan ayına kadar her cuma izlemek mümkün, ama yönetmen Selma Köksal’ın yazıp yönettiği ve oynadığı “Bahar İsyancıdır” filmi için biraz daha beklememiz gerekecek.

Rock ve türevlerinde 2012 raporu
Ne dinledik, ne dinliyoruz, ne dinleyeceğiz? Bağımsız rock, elektronik, hiphop ortamlarının röntgeni dünya müzik basınında nasıl çekilmiş, “büyük fotoğraf”ta bakıyoruz…

Damir İmamoviç İstanbul’daydı
“Kara sevda, kara sevda, dedikleri daha ne olabilir ki…” Bunu bir bilene, mesela Damir İmamoviç’e sormalı, Sevdah ya da Sevdalinka adı verilen yanık türkülerin izinde çalıp söyleyen Bosnalı müzisyene. Kasım ayında, Beyoğlu’nda, Cezayir Salon’da, “Paralel Pop – Oryantalist Modernizmler” konferansına katıldı, konserle karışık bir konuşma yaptı. Ertesi gün Bir+Bir mesaisindeydi…

Bajar’dan “Hoşgeldin / B’xêr hatî”
Bajar “Hoşgeldin / B’xêr hatî”yle albümlerini ikiledi. Şivan Perwer, Ahmet Kaya şarkıları yanında Kardeş Türküler’den de “Newroz”u ödünç alan ekip, şarkılarında Dersim’den Roboski’ye uzanıyor, nihayetinde İstanbul’da konaklıyor.

Melis Dânişmend’le “Biraz Gülmek İstiyordum”
Gazeteciliğiyle, cover’larıyla tanıdığımız, iki sene önce “Daha Az Renk”te kendi şarkılarıyla tanıştığımız Melis Dânişmend, “Biraz Gülmek İstiyordum”la solo albümlerini ikiledi ve müzikal tarz, üslûp, ifade konularında ne kadar geniş düşünebildiğini gösterdi.

Oktay Özel’le “Dün Sancısı”
Türkiye’de tarih hep sorunlu bir alandı, ama hiç bu kadar popülerleşmemişti. Şimdi artık başbakan da sahnede, kendine göre bir “ecdad” tarifi yapmakla kalmıyor, dizilere ayar veriyor. “Ecdad”ın tarifini ve kıratını bir yana bırakıp tarih algısı ve tarihyazımının şekline şemaline göz atalım dedik, “Dün Sancısı: Türkiye’de Geçmiş Algısı ve Akademik Tarihçilik” kitabının yazarı tarihçi Oktay Özel’in kapısını çaldık…

Onur Caymaz’la “Gökyüzü Sineması”
Kitaplarından değilse Birgün yazılarından, hatta belki sosyal medyada dahil olduğu polemiklerden tanınan Caymaz, ilk kitaplarından iki uzun öyküyü, “Gece Güzelliği” ve “Hikâyeden Çocuk”u “Gökyüzü Sineması” adıyla yeniden yayınladı.

Şule Gürbüz’le A’dan Z’ye
Geçen sayıda E’den L’ye gelmiştik, bu sayıda M’den Ö’ye gidiyoruz. Ve tefrikamızın bu bölümünde Şule Gürbüz’ün yeni kitabı “Coşkuyla Ölmek”in sayfaları arasında geziniyoruz…

Edebiyat Gardırobu: Anna kırmızısı
Anna Karenina’yı nasıl biliriz? Nasıl bilirsek bilelim, “küçük, kırmızı çantasını” bilmezsek tam mânâsıyla bilmiş sayılmayız. O halde, buyrun satırlararası bir seyrüsefere…