Express 131

MERAM: TÜRKİYE’NİN İKİ HAMİT’LE İMTİHANI
Bir umut küpesi

İSTANBUL BAROSU SEÇİMLERİNİN ARDINDAN
Korku ve öfke kazandı
İstanbul Barosu genel kurulunda, ulusalcı grubun (Önce İlke Çağdaş Avukatlar) adayı Ümit Kocasakal rekor bir oyla yeniden seçilirken, AKP yanlısı Hukukun Üstünlüğü Platformu oylarını artırıp seçimleri ilk kez ikinci sırada bitirmeyi başardı. Geçmiş yıllardaki bölünmeyi sonlandırıp seçim ittifakı kuran demokrat kimlikli üç grup ise, umutla girdiği seçimde ağır bir yenilgiye uğradı. Baroyu ve seçim sürecini Özgürlükçü, Katılımcı ve Çağdaş Avukatlar adlı grupların ortak adayı Filiz Kerestecioğlu’ndan dinliyoruz.

ŞEHİR HATLARI
İstanbul – Beyoğlu / Adım adım fetih
İstanbul – Esenler / Alçaklığın kısı tarihi
İstanbul – Tarlabaşı / Go home Banksy!
İstanbul – Avcılar / Linçperver rantçılık
Lizbon / Perişan kuşak
Napoli / İçinde şeytanın gezindiği cennet

VİCDANÎ AKIL VE AKP’NİN USTALIK DÖNEMİ
Başbakanın bilinci
Başbakanın ağzından şelaleler gibi zırvalar dökülüyor, “kanaat önderleri” tevil peşinde takla üstüne takla atıyor. Ve hep birlikte taklalar âleminde yuvarlanıp duruyoruz. Yattığımız yerden doğrulup bu zırvalar şelalesinin kaynağına, mantığına –zırvanın da bir mantığı olduğu Freud’dan beri daha iyi biliniyor– ve hepimizi sürüklediği istikamete bakmakta fayda var. III. Abdülhamit’liğe soyunan Tayyip Erdoğan’ın şelaleleri tarihsel bir nehirden, bir bilinç yatağından akarak geliyor, yeni zaman ırmaklarını da kendisine maharetle katarak ve önündeki derme çatma setleri yıkarak çağlıyor. 1980’lerde “Freud’dan Lacan’a Psikanaliz”le başladığı çalışmalarını birçok kitabın ardından bu yakınlarda yayımlanan “Madde ve Mana”yla sürdüren Saffet Murat Tura’ya bağlanalım ve hem başbakanın bilincine hem de nasıl bir panzehire ihtiyaç duyduğumuza etraflıca bakalım…

ROMANOVİÇ RASKOLNİKOV, KLAUS BARBIE VE KENAN EVREN
Suç ve Ceza
“Suç ve Ceza”nın kahramanı Raskolnikov’un soruları Kenan Evren için de geçerli değil mi? Ya da Yahudi katliamının, “nihaî çözüm”ün mimarlarından Eichmann’ın avukatının soruları? Ya da “şeytanın avukatı” Jacques Vergès’in Lyon kasabı Klaus Barbie’yi savunurken sorduğu sorular? Peki, Vergès Kenan Evren’in avukatı olsaydı, nasıl bir savunma yapardı? Bize adalet diye sunulanın içinde gömülü olan yalanı açığa çıkarmaz mıydı? Suçun nasıl dar bir alana sıkıştırıldığını, bu davayı bugünün galiplerinin nasıl araçsallaştırdığını teşhir etmez miydi? 12 Eylül’cülerin yargılanmasına bu sorular eşliğinde bakmak üzere Nurdan Gürbilek’e kulak veriyoruz…

AÇLIK GREVLERİ VE KÜRT SORUNUNA OSMANLI ÇÖZÜMÜ
Hilal taktiği
Açlık grevleri, neyse ki, can kaybı olmadan sona erdi. Peki, oraya nasıl gelindi, şimdi buradan nereye gidilecek? AKP’nin ecdad yadigârı “vizyonu”na ve İmralı – BDP – Kandil üçgenine yakın plan yapalım…

HALUK GERGER’LE ORTADOĞU VE TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKASI
Sırat köprüsünde ölüm dansı
Ortadoğu yine emperyalizmin av sahası. Bu kez sahada bölgesel taşeronlar ve tetikçiler var. Bölgenin Balkanlaşması, Suriye’nin Lübnanlaşması uzak bir ihtimal değil. Kürtler Suriye’de yeni bir statü inşa ediyor, tüm bölgede politik bir güç olarak varlığını gösteriyor. Türk dış politikası ise neo-Osmanlı hayallerle ganimet sofrasından pay koparma amacına uygun adımlar atıyor; hem ülkedeki Kürt sorununa hem bölgede gelişebilecek Kürt ulusal birlik ve dayanışmasına, Suriye’yle savaşın eşiğine gelerek “çare” arıyor. Ortadoğu ve Türk dışşan çalışmalarıyla tanınan Haluk Gerger’e kulak veriyoruz…

RADYOEXPRESS
Türkiye – Suriye sınırında neler oluyor / Üç Hatay
Suriye – Kürt gazeteci Barzan İso anlatıyor / “Esas savaş Esad’dan sonra başlayacak”
İran – Urmu gölünün ibretlik hikayesi / Urmu der ki, “Susuzam”
Avrupa – Ekonomik adalet için kıtasal genel grev / Krizin faillerini biliyoruz

KOZMOMİLİTAN

VİCDAN VE SİYASET
Bıçak ve kemik
Hapishanelerdeki açlık grevlerinin kamuoyu vicdanını harekete geçirmesini bekleyenler hem açlık grevlerini hem de vicdanı yanlış anladı. Vicdan iktidar aygıtlarının ele geçirdiği değil, suçlu öznenin icadında bizzat kullanılan ve itaatkâr bedenler yaratan bir iktidar organı. Ölüm oruçları ise insanı sadece kendine kapatan vicdan hapishanesinin duvarlarını yıkarak diğer bedenlere doğru hareket eden siyasetin eylemi.

1996’DAN 2012’YE: ÖLÜM ORUCU ÜZERİNE NOTLAR
“Normal vatandaş kaybol!”
Ulus Baker’in 1996 yılında ölüm oruçlarıyla ilgili düştüğü notlar güncelliğini hâlâ koruyor. 1996’da Adalet Bakanı Şevket Kazan’ın “kantinden yemek depolamışlar, numara yapıyorlar” sözlerini yankılayan AKP’li halefler de tüm iktidarların aynı soydan geldiğini kanıtladı. 68. günde Öcalan’ın çağrısıyla sona erdirilen açlık grevlerinin ardından, çok erken yitirdiğimiz Ulus Baker’e bağlanıyoruz.

UMUT MEKANLARI

AŞ, KENT VE MEKANSAL SİYASET
Belo Horizonte: Güzel ufuk
Brezilya’nın Minas Gerais Eyaleti’ndeki Belo Horizonte kentinde son 20 sene içinde bir gıda devrimi gerçekleşti. Gıdanın üretim, dağıtım ve tüketim ayaklarını bütüncül bir planlamayla piyasanın sultasından çıkaran yerel yönetim, özerklik tartışmalarında da solun bakması gereken nadide bir deneyimi gözler önüne seriyor.

MAVİ DAKTİLO

HASAN CEMAL’İN “1915”İ
Devlete ve milliyetçiliğe karşı vicdan ile akıl
Hasan Cemal, Ermeni meselesi konusunda kişisel serüvenini yazar gibi. Ama o aslında bir kuşak Türk aydınının devletle, resmî tezle hesaplaşma mücadelesini anlatıyor. Hrant’ın arkadaşı, çok içten bir üslûpla, sıradan ama iyi bir muhabir gibi…

BESİM DELLALOĞLU İLE AHMET HAMDİ TANPINAR ÜZERİNE
Hem espresso hem Türk kahvesi
“Bir gün elbette bana döneceklerdir. Fakat ne zaman?” Tanpınar günlüklerinde böyle soruyordu. O vakit çoktandır geldi. Tanpınar üzerine yazılan kitaplar her geçen gün artıyor, okurlarında belirgin bir artış gözlemleniyor. “Frankfurt Okulu’nda Sanat Ve Toplum”, “Benjaminia”, “Romantik Muamma” adlı çalışmalarıyla tanıdığımız Besim Dellaloğlu’nun da yeni kitabı Tanpınar üzerine. Dellaloğlu ile “Modernleşmenin Zihniyet Dünyası –Bir Tanpınar fetişizmi”ni konuştuk.