Meclis. Meclis. Meclis.

    

Saray mı, Meclis mi? Tek adam rejimi mi, çoğulcu sistem mi? Olağanüstü halin olağanlaşmasına, fiili durumun hukukileşip derinleşmesine ve toplumu kuşatmasına evet mi, hayır mı?

Fiili durum ortada: Demokrasinin alfabesi olan bütün kurumlar Saray’a tabi. Bu istibdat düzeninin anayasalaşmasına evet mi, hayır mı? 16 Nisan referandumunun özeti bu –herkesin bildiği gibi.  

Ve herkesin bildiği gibi, 17 Nisan’da başka bir Türkiye’ye uyanacağız. Peki, şimdi ne yapmalı? Express’in nisan sayısının Meram’ı bu hayati soruya üç kelimeyle karşılık veriyor: Meclis. Meclis. Meclis.


I. Meclis

Saray değil, Meclis.

Meclis’in yetkileri Saray’a devredilemez.

Yasaları Meclis yapar, hükümeti Meclis kurar, iktidarı Meclis denetler.

Meclis’in yetkileri Saray’a devredilemez. Çünkü Meclis’i halk seçer. Meclis halk iradesidir. Kısmen dahi devredilemez, teslim edilemez. Hiç kimseye. Hiçbir kuruma. Hiçbir zümreye.

Demokrasinin alfabesi bu. 16 Nisan’da oylanan da bu olacak:

Meclis’siz bir Türkiye’ye evet mi, hayır mı?

Saray rejimine evet mi, hayır mı?

Tek adam diktasına evet mi, hayır mı?

Demokratik hak, hukuk namına elde kalan ne varsa, hepsinden vazgeçmeye evet mi, hayır mı?

Yurttaşlıktan vazgeçip tebaa olmaya evet mi, hayır mı?

Tabii ki #Hayır

Elbette #Hayır

Demokrasinin alfabesi Meclis’tir. Meclis demokrasinin alfabesidir.

Demokrasiden vazgeçilebilir mi? #Hayır

Meclis’ten vazgeçilebilir mi? #Hayır

 II. Meclis ve “Meclis”

Meclis demokrasinin alfabesidir. Ama Meclis’i Meclis yapan nasıl seçildiğidir.

Barajlı seçim arızalı demokrasidir, temsilde adaletsizliktir, Meclis’e vesayettir.

Yüzde 10 seçim barajı seçmene ve Meclis’e darbedir. 12 Eylül paşalarının topluma biçtiği gömlektir. Yüzde 10 barajı, 12 Eylül’den bugüne, istisnasız bütün iktidarların halk iradesini gaspetmesidir. Meclis’i darbelemektir.

Yürürlükteki Siyasi Partiler Kanunu da aynı zihniyetin eseridir, halk iradesinin gaspıdır. Siyasi Partiler Kanunu, 12 Eylül’den bugüne, istisnasız bütün iktidarların temsil hakkını, temsilde adaleti, dolayısıyla Meclis’i darbelemesidir.

Bu darbelemelerin bertaraf edilmesi gerekirken, Meclis’e ölümcül bir darbe vurma hazırlığı yapılıyor: Meclis’in yetkilerinin Saray’a devredilmesi. 16 Nisan’da oylanacak olan bu. Bunun Meclis’i bombalamaya teşebbüsten ne farkı var? Buna “evet” demenin Meclis’i bombalamaktan ne farkı var?

Egemenlik kayıtsız şartsız Meclis’indir. Meclis’in egemenliği, sıfatı ne olursa olsun, bir kişiye veya bir zümreye, kısmen veya tamamen devredilemez.

16 Nisan’da oylanan bu: Meclis’in egemenliği bir kişiye devredilebilir mi?

Tabii ki #Hayır

Elbette #Hayır

III. Meclisler

Meclis sadece TBMM değildir.

TBMM’nin “Meclis gibi Meclis” olması, gerçekten “büyük” olması, ancak ve ancak, başka Meclis’lerle mümkün. Semt meclisleri, kent meclisleri… İşyerinde, işkolunda, okulda, mahallede, her yerde. Yerelde ve ülke genelinde. Demokrasinin alfabesi Meclis’tir.

Meclis hayırlıdır. 16 Nisan da hayırlıdır. Bunca Hayır Meclisi 16 Nisan’dan doğdu. 16 Nisan’da sandıktan ne çıkarsa çıksın, Hayır Meclisleri var artık.

Başlangıçta söz içeriği aşıyordu. 16 Nisan yaklaştıkça içerik sözü aşıyor. Hayır Meclisleri’nin fiilen “kurucu Meclisler”e dönüşmesi imkânsız mı?

Gerçekçi olalım: İyi bir hayat, iyi bir ülke kurmak mümkün. İyiliği mümkün kılmak için Meclis’ten daha iyi ne var?

Semt meclisleri, kent meclisleri… İşyerinde, işkolunda, okulda, mahallede, her yerde. Yerelde ve ülke genelinde.

Demokrasinin alfabesi Meclis’tir.

IV. 17 Nisan Meclisleri

16 Nisan’da TBMM için… 17 Nisan’dan itibaren Hayır Meclisleri’nin iyi bir hayatın, iyi bir ülkenin “kurucu Meclis”leri olabilmesi için… TBMM’nin “Meclis gibi Meclis” olmasının adımlarını atabilmek için #Hayır’lı bir 16 Nisan var önümüzde.

Meclis’siz demokrasi olabilir mi? #Hayır

Meclis’in yetkileri, kısmen veya tamamen, sıfatı ne olursa olsun, bir kişiye devredilebilir mi? #Hayır

Bu anayasa paketinin Meclis’i bombalamaktan farkı var mı? #Hayır

Ne kadar Meclis, o kadar demokrasi. Ne kadar demokrasi, o kadar Meclis. Ne kadar Meclis, o kadar hürriyet. Ne kadar hürriyet, o kadar Meclis.

Demokrasiye aleyhtar, diktaya taraftar bir anayasaya “evet” denebilir mi? #Hayır

Temel hak ve hürriyetlere aleyhtar; haksızlığa, zulme, baskıya taraftar bir anayasaya “evet” denebilir mi? #Hayır

Kahrolsun istibdat, yaşasın Meclis.

Yaşasın 17 Nisan Meclisleri.